Antalya’daki Olgunlaşma Enstitüsü, Selçuklu Dönemi’nden günümüze gelen bal helvasını bayram sofralarına alternatif bir tatlı olarak hazırladı. Enstitü Müdürü Emine Erkal, bu eski tarifin gelecek nesillere taşınmasının önemine vurgu yaparak, “Bu tatları çocuklarımız da bilsin, bayramlarda birlikte paylaşalım” dedi.
Etkinlikte, diyetisyenlerin katılımıyla gerçekleştirilen uygulamada, coğrafi işaretli Manavgat susamı ve yerel ürünler kullanılarak un, tereyağı ve bal ile geleneksel tarife uygun olarak bal helvası yapıldı. Diyetisyenler, tatlının tarihini ve beslenme açısından önemini değerlendirdi.
Erkal, “Bu helva, Selçukluların özel günlerde hazırladığı kadim bir tatlıdır. Uzun süre dayanabilmesi büyük bir avantajdır. Doğal badem ve ceviz gibi kuruyemişler, sade yağ veya tereyağında kavrulup bal ile birleştirilir,” şeklinde konuştu.
Diyetisyen Arman Ünsal, bal helvasının besin değeri yüksek olduğunu ve şeker yerine bal kullanıldığını belirtti. Ancak kalori değerinin yüksek olduğunu da vurgulayarak porsiyon kontrolünün önemine dikkat çekti.
Diyetisyen Damla Şeyma Yurtkulu, bal helvasının ramazan ve bayram sofraları için iyi bir alternatif olduğunu ifade etti. İçeriğindeki doğal malzemelerin, şerbetli tatlılar yerine sağlıklı bir seçenek sunduğunu söyledi.
Uzman diyetisyen Müge Canbazoğlu, bal helvasının geçmişten gelen önemli bir mutfak mirası olduğunu belirterek, doğal içeriklerinin rafine şekerli tatlılara göre daha sağlıklı bir alternatif sunduğunu ifade etti.
Diyetisyen Gizem Miskutular, balın yüksek ısıya maruz bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, bu sayede besin değerinin korunacağını belirtti. Ayrıca, insülin direnci yüksek olan kişilerin bu tatlıyı tüketirken dikkatli olmaları gerektiğini söyleyen diyetisyen Ezgi Yarış, porsiyon kontrolünün önemine dikkat çekti.
Yorumlar kapalı.