Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin gastrodiplomasi yeteneklerini güçlendirmek ve kamu diplomasisi alanındaki işbirliklerini geliştirmek amacıyla “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras” başlıklı etkinlik serisinin ikinci programını Hatay’da gerçekleştirdi. Açıklamalara göre, etkinlik Türk mutfağının sadece yemeklerden ibaret olmadığını, aynı zamanda tarihsel hafıza, kültürel etkileşim ve paylaşma geleneğinin taşıyıcısı olduğunu vurguladı.
Hatay’da düzenlenen programda, panel, çalıştay, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri ve kültürel geziler yer aldı. Etkinliklere kamu kurumları, akademisyenler, yerel yöneticiler, sektör temsilcileri, medya mensupları ve sosyal medya içerik üreticileri katıldı. UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda gastronomi alanında yer alan Hatay’ın Tarihi Meclis Binası’nda program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Türk mutfağının birleştirici rolüne dikkat çekerek, Türk mutfağının tarih boyunca farklı kültürlerin etkileşimine zemin hazırladığını belirtti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise Hatay’daki etkinliğin önemine vurgu yaptı ve şehrin mutfak kültürünün zenginliğini dile getirdi.
“Hatay’da Gastrodiplomasi: Sofra ve Miras” panelinde, Türk mutfağı ve Hatay’ın gastronomik mirası, kültürel diplomasi ve ulus markalaması çerçevesinde ele alındı. Çalıştayda, sürdürülebilir bir gastrodiplomasi modeli için öneriler geliştirildi. Katılımcılar, coğrafi işaretli ürünlerin uluslararası görünürlüğünü artırmak ve gastronomi turizmini geliştirmek için stratejiler üzerinde durdu.
Etkinlik kapsamında yerli ve yabancı basın mensupları, Hatay’ın gastronomik zenginliklerini keşfetme fırsatı buldu. İlk gün, Antakya’nın tarihi mekanları ziyaret edildi ve mutfak atölyelerinde Hatay mutfağının geleneksel üretim teknikleri tanıtıldı. Akşam yemeğinde ise Hatay mutfağının özgün lezzetleri sunuldu.
İkinci gün, katılımcılar kültürel tur kapsamında Necmi Asfuroğlu Müzesi ve St. Pierre Kilisesi’ni ziyaret etti. Ayrıca, Antakya künefesi gibi coğrafi işaret tescili olan lezzetlerin yapım aşamaları gösterildi. Etkinlikler, Türk mutfağının kültürel diplomasi aracı olarak önemini pekiştirdi ve Türkiye’nin gastrodiplomasi alanındaki kurumsal kapasitesini artırmayı hedefliyor.
Yorumlar kapalı.